16 Şubat 2014 Pazar

İyi ki var'lar, iyi ki varsın, iyi ki var'ız..


Evet...iyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla, gözyaşıyla tebessümüyle 28. Yaş'ımın sonuna gelmiş bulunuyoruz. Emegi gecen zamanin Allah mustakini versin ne diyim. Daha iyisi olabilirdi ama buna da şükür. En azından geçen yıl Şubat ayından beri yoğunbakıma  yatmadım bir iki hastane ziyaretlerim oldu ama onlar hobi niyetine gezmelik kontroller gelir bana. Öyle de mazosist bi insanim. Hastane odalarindan zevk alir oldum. Eğleniyorum olum. Hep evde olan biri icin degisik bi mekanda olmak -bu hastanede olsa- aktivite oluyor be.. napalim bizde böyleyiz. Paçalarımızdan Pollyanna ruhu akıyor :)))

Guzel bi doğumgünü yasadim. malum 13 Şubat haftaiçine denk gelince sakin geçti. O gun tam uyuklama modundaydim. Arkadaslar haftasonu geleceğiz dediler diye perşembe günü kendimi hic doğumgünü cocugu moduna sokamadim. Tam uyuklama anlarinda yazliktan çocukluk arkadaşım Şeyma süpriz yapti. Is cikisi baskın yapmak istemis sagolsun. Cok sevindim. Ardindan Yeşim ile annesi geldi, ardindan da yine mahalleden cocukluktan can dostum Cevriye geldi. Hemen hemen kalabaliklastik birden.. hediyelerini verdiler kutladılar.Sohbet muhabbet derken gecti o gun.. 




Sonra geldi çattı Cumartesi. Gündüz Akın'ım,Emel, ki Emelle çok oldu gorüşmeyeli acayip ozlemisim kuzuyu.. Yazlikdan arkadaslar Tugba, Faruk, Akin'in vasitasiyla tanistigim Sibel abla geldiler. Akın bana pasta almis uzerine de "totoş" yazdirmis kopek ya.. cok hosuma gitti. Bu arada suan aklima geldi. Biz pasta kestik, mum ufledik falan da ben dilek dilemedim lan. Amanin simdi bi yil daha bekle:)) salak Alev.. neyse sohbet muhabbet yeme içme makara derken annemin halasinin kizlari ile torunu kuzen Rabia geldi. Onlar gitti derken amcam yengem ve benle ayni gun ayni saat dogan minik Arda'm geldi. Onlar geldikten on dk sonra fln arkadaşlar kalktı. Peslerinden kursdan Gülüm de geldi. Olduk yine ailece hep beraber.. Bi yarım saat de diğer kuzencanlarım Merve ile Hazal kutlamak için uğradılar..

Babam evde yoktu oda geldi aksam yemegi fasli oldu. Gülümle sohbet ettik. Yine bi oje modeli denemesi yaptık. Arda Paşanın eline kek verip temsili dogumgunu kutladik:) yerim onun tipini ben.  Zaman oldu gece yarısı,herkes evlere dağıldı ve gün bitti.. 



Cumartesi'nden kareler..


Heppi Bör Tey Totoş





Emel ile Annecik..




Tıkınırkene..




Arda Paşamız.. Koca delikanlı oldu yaa, maşallahh..





Hediyelerim, doğmanın en guzel yanı :D


Akın ile Hakan'dan ortak hediye.. 
iki Fenerbahce fanatiğinden böyle bi hediye beni şaşırttı hani:))




Gül'ün tırnaklarımda ki kedi desenli çalışması, bayıldımmm...




Artık 29 yaşında olmanın gercekliğiyle başbaşa kaldım. Bu kötü, sevimsiz bir durum olsa da,guzeldi haftasonu..yoğundu en onemlisi sevdiklerimleydim. Umarim tekrarini yaşarız. .. 


Akın bana bu şarkıyı söyledi o gün.. dinleyelim.. 

-Ahmet Kaya/ Doğumgünü-



11 Şubat 2014 Salı

Fazla uykusu olan varsa, bari o uyusun!

Düşünüyorum da; ki ben sık sık düşünürüm.. Tanrı'ya ettigim dualar spam kutusuna düşüyor sanki. Bi 'Görüldü' uyarısı hiç fena olmazdı şimdi..Bu kez sevinçten delirirdim sanırım..
Bazıları hiç delirmez. Ne korkunç hayat sürüyorlardır, kim bilir.

Cocukluğumdan beri koleksiyon olarak sadece kendimi topluyorum.. Yorulunca da başım ağrıyor deyip, dünyaya kıçımı dönüp yatıyorum.. Çok zevkli.

Zevksiz, sevimsiz olan birşey var ki,oda özel günler... 14 şubat gelse de çekirdek çitlesem modundayım..Çünkü yalnızlığı kabullenmek yetmez.Onu arada bi kucağına  oturtup sevmelisin..

Bu arada aşık çiftlere iki çift lafım var; :))







Yeniden antidepresana basladigimdan beri iyiydim. Ic sıkılmalarım falan epey azalmisti ama bu ara yine nuksetmeye basladi körolasica.. günlerdir doğru dürüst uyuyamiyorum. Zaten cok düzenli bi uyku programim yoktu ama bu ara iyice ayari bozuldu. Hem uyusam da acaip acaip kabuslar goruyorum. Anlattigim arkadaslar bu ruya degil kisa metrajli korku filmi diyorlar. Bir kac gun etkisini atamiyorum ustumden.. mesela gecen gun ruyamda hamileyim ve annemle kürtaja gidiyoruz. Bir rüya daha ne kadar abuk ve igrenc olabilir. Noluyor bana bilmiyorum ama sanirim bu ruh halim gecen gun kuzenimin esinin gecirdigi feci kazada ölmesinden etkilendigim icin.. niye hic bilmiyorum, kizi da hayatimda bir kere sadece yarim saat gördüm ama inanilmaz etkilendim. Daha bir yillik evlilerdi ve benim yaşimdaydi.. kendimi surekli kaza fotoğraflarına yada kizin facebook hesabina bakarken buluyorum. Nasılda tatlı bi çiftlerdi baksanıza..Kafayi yedim iyice. Sonra diyorum ben böyle isem kuzenim yada kizin annesi nasildir. Allahim sabrini versin. Zuhal yengemizden ve onunla beraber ölen abisinden de rahmetini esirgemesin. Bide ayni kazada yaralananlar var tabi. Insallah onlarda şifa bulsun. Bi laf var ya "evlerden irak".. aynen oyle..




Neyse konuyu degiselim hizla.. gercekten psikolojimi cok fazla etkisi altina alıyor. Cikmam lazim bu ruh halimden.. güya bir gun sonra dogumgunum ama hic hevesim yok. Zaten haftaicine geliyor. Birsey yapmayi da dusunmuyorum. Ama buyuk ihtimal cumartesi arkadaslarim falan bi supriz yaparlar. Bende neşemi bulurum belki kimbilir. Gecen haftasonu akinlar geldi yine. Daimi misafirlerim candostlarim akin ile hakan:) bide uzun zamandır gorusmedigim arkadasim Burcu geldi. Akinla uc yil once falan duygusal ilişkileri olup sonra ayrilmislardi. Simdi yeniden görüşmeye, ilişkilerine devam etmeye karar vermişler. 
Akinim iki yildir maddi sıkıntılar yuzunden zor gunler geçirdi. Eski firlama, neseli akindan eser yoktu. Sorunlarını halletti neyse ki artik yüzü gülmeye,ayrıca hem normal hayatina hemde özel hayatina özen göstermeye basladi. Herkes hep gülse keşke. .



Ayy dur dur en önemli konuyu unutuyordum...
Fatoş halamın yiğenine asık oluyorum galiba.. şaka lan şaka daha değil ama inşallah olmam..biz bunla 2008 yılıydı feysde tanistik.. "kuzen miyiz biz" diye msj atmıştı.."Bilmem tanımıyorum sizi "dedim,öyle tanıştık..köyümüzün pikniginde de uzaktan görmüştük birbirimizi..Ama hiic yani, duygusal kırıntı dahi olmadı senelerce..normal kuzen ilişkisiydi hep..Askerdeydi o.. Ben yoğunbakımdan cikinca hep aradi sordu diye bende askerde hep halini hatrını sordum..Birine asikti,kiz bunu askerde terketti.. üstelik kiz icin askere gitti..kızın babasi askere gitmeden kızı vermez diye tecilini kaldirdi ama gel gelelim..kiz onu askerliğin 3.cü ayında terketti..
işte askerde o bunalimli zamanda destek oldum hem akraba hemde iyi biri diye..Bi aydir askerliği bitmeye yakın bişiler oldu buna..Olmamasi için caba sarfediyorum..acıkca konuştum..dedim "biz gorumsyelim muhabbet baska yöne gidiyor, seni cok seviyorum aramız bozulmasın" tarzı net bir konusma yaptım..Askerde canı sıkıldı bana sardı diye pek de üzerinde durmadım..Geçen hafta geldi askerden.. yine ben mesafeli olunca, "Zaten olmayacak bisey akrabayız..bari tlf dan görüşelim..uzak durma benden seni kaybetmek istemiyorum, konuşmayınca özlüyorum" dedi..birde cok yakın davranıyor ama üstüme alinmiyorum..7/24 benle ilgileniyor.. üzülüyorum çünkü temiz bi cocuk.. korktum bide ilgiisine kapilirim fln.. kendimden emin olsam gorusurum eskisi gibi kuzen sıfatıyla ama sabah gunaydn gece iyi geceler öglen msjlar..yoğun ilgi..etkilenmeye baslıyorum..O yuzden de kaçıyorum..bide çok tatlı köpek.. yada ben hoşlanmaya başladiğimdan bana öyle geliyor bilmiyorum.. bildiğim ve yaptıgım tek şey; o ilgilendikçe uzak durmak...çünkü ondaki de bende ki de sadece duygusal boşluk.. zamanla geçecektir..




son olarak gecen kuzenler geldi, fatos halam,amcam yengem.. eski resimlere falan baktık.. özellikle bi resme aşık oldum ..gülümle benim minnak halimizz ;







ve yine ben ve Beyzamın küçüklüğü.. keske büyümek diye birsey olmasaymış..





işte böyle blogcan...senden ayrı kaldıgımızda bunlar oldu bitti.. hayat ne acaip dimi, heran herseye müktedir..herseyin hayırlısı diyip uyumaya gidiyorum ben.. basarabilirsem tabi..






Nasıl şirin olmuş :))



26 Ocak 2014 Pazar

Abi çok iyi ya..

(Bu kez sevdiğim bi yazıyı paylaşasım var.. çok beğendim..)


Gitmek..

Bugünlerde herkes gitmek istiyor. Küçük bir sahil kasabasına, bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara… Hayatından memnun olan yok.Kiminle konuşsam aynı şey… Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği. Öyle ”yanına almak istediği üç şey” falan yok. Bir kendisi. Bu yeter zaten. Her şeyi, herkesi götürdün demektir. Keşke kendini bırakıp gidebilse insan, ama olmuyor. Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor. Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınamıyor. Böyle gidiyor işte. Bir yanımız ”kalk gidelim”, öbür yanımız “otur” diyor. “Otur” diyen kazanıyor. O yan kalabalık zira. İs, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, güvende olma duygusu… En kötüsü alışkanlık. Alışkanlığın verdiği rahatlık, monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor. Kalıyoruz. Kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz. Evlenmeler… Borçlara girmeler…
İşi büyütmeler… ”Sırtında yumurta küfesi olmak” diye bir deyim vardır; evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin.
Kendi imalatımız küfeler. Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira. Ölüme inat tutunmak lazım. İnadına kök salmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek. Var tabii yapanlar. Ama az. Sadece kaymak tabakası. Hepimiz kaçabilsek… Bütçe, zaman, keyif… Denk olsa. Gün içinde mesela… Küçücük gitmeler yapabilsek. Ne mümkün. Sabah 09.00, aksam 22.00. Sonra başka mecburiyetler. Sıkışıp kaldık. Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı. Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı bir ömür yani. Ne saçma. Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba. Ben her bahar aşık olmam; ama her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç. Ama olsun… İstemek de güzel.


Bugün yapılacaklar: Kalk. Hayatta kal. Geri yatağına dön.



Buda; -hayat bazen çok Zekeriya Beyaz- adlı çalışmam:)) 




( Allah'ım affet şaka bu şaka:p )

20 Ocak 2014 Pazartesi

Tee nerden nereye:)

Hey ben geldim. Sana haftasonumu anlatmaya geldim bloggerrrcanim. 
Bazen keyifli, bazen yorgun, bazen uykusuz, yoğun kalabalık bi iki gün geçirdim. 


Sanirim yil 2003-2004 falandi Mavigezegen diye bir forum sitesi vardı. Siyaset, ask, ,astroloji her konuda başlıklar acilir. Uyeler fikirlerini yazarlardi. Yada edebi yönü yüksek olanlar kendi yazılarını paylasirlardi.. donemin tweeter'i gibi ama bana göre daha keyifliydi. Bir kere herkes birbirini tanirdi. Her yil en az iki uc kere aktivite düzenlenir. Üyeler yazları adalara piknige gider, kış mevsiminde de nargile cafe kapatılır tavla yada okey turnuvaları olurdu. Yılda en az bir kerede topluca talk show'lara giderlerdi..O zamanlar Okan Bayülgen'in Zaga pprogramı popülerdi. Oraya gider sitenin reklamını yaparlardı.. Ben tabi hic gitmedim ama sitenin sahibi abimin arkadasi olduğu icin abim katilirdi tum aktivitelere. Hatta çok ilginc Yesim ile yani eşiyle o sitede tanistilar ve suan 6 yillik evliler:) bir cok evlenen oldu orda tanisip.. bizim mahalleden de bir çok kişi uyeydi oraya. Mesela arkadaşım Cevriye. Normalde insanlara kolay kolay guvenemeyen, duygularıyla değilde hep mantığı ile haraket eden zor bir kiz olmasına ragmen suan 6 yil once o forum sayfasinda tanıştığı bir cocukla nişanlı ve eylül ayında inşallah düğünleri olacak:)
Herneyse bende orda bir cok dost edindim ama öyle böyle dostluklar değil. Site kapanalı yıllar oldu ama saglam, iyi-kötü günümde yıllardır hep yanımda olan dostlar kazandıım. Genelde temeli sanal alem olan bağlar sağlıklı olmaz ama benim karsima şükür ki hep iyi insanlar çıktı. Mesela ben yogunbakim da yatarken hastanenin bahçesinde yatip kalkan Akin ile Hakan'i orda tanıdım. Taa Tuzla da oturdugu halde gece yarisi duyup hastaneye gelen Zeynep, Ahmet, Mehtap, Çağatay vs vs.. hicbiri iyi gün dostu olmadı. Olanlarla da ilişkimi kestim zaten. . Sağlam dostluklarimdan biri de Özlem. O Didim'de yaşadığı icin tlf ve net dışında görüsme imkanimiz olmadı. Ama en az Akinlar kadar yakinim oldu hep. Sürekli görüştük.. 9 yil oldu iki gunden fazla konusmamazlik etmemişizdir.. Sevincinde bana anlatti, üzüntüsünde bana agladi. Bende oyle. . Hep saygı duydum, imrendim ona cunku, kendini hic bozmadan hasta annesi ve alkolik babasıyla yıllarca genç yaşında mücadele etti. Hem okudu hem annesine baktı. Böylesi bir hayat telaşı içinde bu zamana kadar hic yüzyüze görüşme imkanimiz olmadi. Annesi eskiye nazaran artık iyilestigi icin ve babasi da alkolü bırakıp sorumluluk sahibi biri olmaya başladığı icin artik kendine ayıracak zamani oldu. Onuda bana gelerek değerlendirdi. Buralari bilmediği icin uni.den arkadaşı Gülşah ile geldiler. Eve girdiği anda sanki yıllardır hep yüzyüze gorusmusuz hissine kapildik ikimizde. Hicbir fark yoktu nette ki iletişimden. Bi de ayni memeleketli olduğumuz icin sanirim kan kaynıyor:) opustuk koklastik. Hemen mutfağa girdiler, anneme yardım etmeler vs. Ailece çok hoşumuza gitti. Sonra Akin ile Hakani da cagirdim. Aynı ortamda tanıştık nede olsa..hem kalabalık daha eğlenceli olur hemde gelmişken onları da görür diye düşündüm. Güzelde oldu. O gun sohbet-muhabbet, abur cubur, film izlemek fln derken sabahladik. Sabah 6 gibi uykuya yenik düştük. Çocuklar da bizde kaldı. 5 saat uyuduk uyumadik, kalktik kahvaltimizi ettik. Sonra çocuklar Özlemi avm götürdüler. Biraz hava alsın hemde görsün diye. Aksam üstü geldiler,şarkılar söyledik. Ac karnimizi doyurduk. Akşam vaktiydi,çocuklar gitti. Kizkiza kaldık. Sohbet ettik, erkekler varken yapamadigimiz dedikodularimizi yaptık:) ama uykusuzluk bizi bizden aldi. Erken uyumaya karar versek de yine gece 02:00'i buldu uyumak.. Sabah da kahvaltı sonrası onlari yolcu ettim..gittiler. kimbilir bir daha ne zaman yollar kesisecek. Cunku ne o annesinden dolayi her zaman Didim dışına çıkıyor ne de malum ben bi yere gidebiliyorum...



iki gün boyunca cektiğim kareler..



Kızlar yemek hazırlarken:)






Özlem gelirken bir sürü hediye alip gelmiş.. normalde renkli oje ve takı kullanmayan kız.. nasıl zevkli seçimler yapıp, benim kokoşluğuma uygun ojeler, küpeler, şallar almış..Ama en hoşuma giden el emeği hediye kutusu. keten kagıtları kesip kesip böyle şirin bi süs kutusu hazırlamış..Bayıldımmm (Alev'in acil süs kutusu:D)















Limitsiz adında bir film izledik..harikaydı..tavsiye edilir..





işte biz:)






Akın gitar çalamazken:)









Dedikodu anları:))


Özlem tıngır mıngır..Ah bide bilseler..







Yani böyle.. güzel, kalabalık bi haftasonuydu. Geldi gecti.. Ama itiraf etmeliyim ki sakinligi özledim. Sanirim yaşlandım ben yeaa..

10 Ocak 2014 Cuma

Usulca fısıldadı zaman; "herseyi bana bırakma ortalığın içine ederim"

Kimsenin sizi görmesini istemediğiniz  anlar ya, işte şuan öyle bir an..
Hiçbir şey an'ları. 

Üzgünüm, bu gece ki suskunluğumda tedaviye bi cevap vermedi.. Vaziyet-i durumlar iç açıcı değil yani..Bilinç içi, bilinç dışı..Hem içerdeyim hem dışardayım..

O yuzden hayatta biraz Gepetto, biraz da Pinokyo olmak lazım...Pollyanna'yı hiç saymıyorum, yıllarca üçkağıda getirdi beni terbiyesiz..

İnsan herşeyden vazgeçebilir. Sıkılması yeterli...Birilerine bişeyi anlatamadığımda "boşver ya, o kadar da önemli bişey değildi" diye diye herseyin anlamından vazgectim..Zamanında nasıl şeylere nasıl anlamlar yüklemişim anlatsam, kusarsınız suratıma..


Neyse.. Siz siz olun, durumunu kolayca ifade eden insanlardan korkun.. 

ve ben iyiyim.







5 Ocak 2014 Pazar

Kod Adı "Sızı"..

Bugun tuhaf bir duygu icindeyim. Neden bilmiyorum ama her 3 Kasim ve 6 Ocak tarihlerinde böyle oluyorum 10 yıldır. Aslinda neden diye sormak saçma.. nedenini adım gibi iyi biliyorum. 3 Kasım hayatimin büyük bölümünü ona aşık olarak gecirdigim Ahmet'in hayatima girdigi tarih, 6 Ocak ise onun dünyaya gelişi. 
Aslında çok abartmamak lazim diyorum bazen.. herkes herkese aşık oluyor, ayrılıyor. Doğuyor büyüyor ölüyor.. Burdan bakinca ortada enteresan yada kaydadeğer hicbirsey yok. Ama öyle an geliyor ki, mesela şuan. O kadar basit bakamiyorum.
Bugün yine 6 Ocak yani O'nun doğumgünü. Bigun karsima çıkıp hayatıma girip; beni sevmesi sevdirmesi, üzmesi, kırması, yikmasi, incitmesi, aglatmasi, guldurmesi hatta öğretip unutturmasi icin kaderin bi yerden baslamasi lazımdı ve Tanrı Ahmet'i yarattı. Sanki Ahmet'in doğumu, yasama yada nefes alma sebebi sadece ben misim gibi yorumladim farkındayım. Eminim baska misyonlari, hatta baska insanlar üzerinde ki iyi-kötü etkileri de olmuştur. Ama bugün sadece bizden bahsetmek istiyorum. Eski bizden. Ortada aşk kalmasada, her hatirlandiginda hala dikenlerini çıkarıp acitan gecmisten..


Uzun zamandir hicbir dogumgunumuz de birbirimizi kutlamiyor, unutmuş gibi yapıyoruz. Biliyorum ben nasil her 6 Ocak da onu aniyorsam kendi icimde, oda her 13 Şubat da aynisini yapıyor. Cunku unutmak diye birşey yok. Unutmak hayatta ki en yalan kelime. Sadece susmak var, susmak ve akla geleni genzinden kalbine doğru yutkunmak.. Böyle diyorum da asik miyim? Hayır.. Aci mi çekiyorum? oda yok.. Ben eski Alev'i.. Ahmet'i severken ve onun tarafından sevilirken hayatin tum zorluklarına salak bir gülümseyle bakan Alev'i cok özlüyorum. Yaşadığımi en cok hissettigim anlar sadece o anlarmis gibi geliyor. Bunun asıl nedeninin Ahmet olduğunu da düşünmüyorum. Ali Veli Mehmet yada Rıza ne farkederdi ki? İşin özü hesapsız sevebilmekte.. simdi bana edilen hediyeleri bile ne yapacagimi hesaplayamadan kabullenemezken, o zaman bir insani koşulsuz, iyisini kotusunu düşünmeden sevme yetisine sahip olmak asktan da üstün bi duyguymus. Yeni yeni anlıyorum. Ve bunu anlamak hic hoşuma gitmiyor.

Geçenler de. . Yani 3 kasim, birbirimizin hayatlarina dahil oldugumuz tarih de bana facebook'dan mesaj atti. Dedim ya her ne kadar sesimizi cikarmasak da dogumgunlerimizde, ama ozellikle de 3 Kasim tarihinde ikimizinde eskiye yolculuk yaptığını biliyorum. Ama uzun zamandır hiçbir şekilde iletisime gecmemistik. Keske yine gece gecmeseydik.

10 yil sonra ayni tarih de konuşulanlar sende ne etki yarattı diye sorarsaniz.. Sızı..

Cok derinde hissedilen ama orayi uyusturacak etkide olan bi sızı.
Bugun aylardan Ocak.. yani konuşali iki ay olmus. Iki ayda rahat yedi-sekiz kere okumusumdur. Nedenini bilmiyorum.. O sızıyı hissetmek sanırım bana yasadigimi hissettiriyor. O yuzden buraya da eklemek ve kalbimin varlığından suphe duyduğum anlarda okumak istiyorum..






  • Ahmet Bulut


    Sen'i tanıdığım gün belkide insanın hayatında sadece 1 kez yaşayabileceği bi duygu yaşayacağımı anlamıştım ben.. 3 kasım'ı çevremdekilere anlatırken; yağmurlu ßir gündü ve ßen ayakkabılarım yırtık diye üzülürken ayakları olan ama asla yürümemiş ßir kadın tanıdım diyorum.. ALLAH işte.. kimin karşısına ne zaman neyi çıkaracağını sadece ''O'' ßilir.. O günden sonra yaşadığım tattığım gerçek olan inanılarak yaşanan ne varsa yaşadım diyorum.. hatta ßen ona taptım diyorum.. ''ßizim hikayemizde padişah kızıyla kunduracı oğluna döndü.. çünkü güzel olan her şey yok oluyor bu hayatta.. kin duyabilirsin; nefret edebilirsin.. herşeyi anlıyorum artık çünkü Sen'den önce ve Sen'den sonra diye ikiye ayırıyorum hayatımı.. ßunu pişmanlık duyduğum icin değil gerçek olduğu icin söylüyorum yaşadığım hiç ßirşeyden özellikle içinde Sen'in olduğun hiçbirşeyden pişmanlık duymadım ben.. Yaşadım.. doğru yada yanlış.. gerçek olan ne varsa doğru olan ne varsa yaşadım.. istedim ben Sen'i.. hemde çok.. '' Bana kızgın olsanda; kırgın olsanda ne olursa olsun Sen'den sonra bişeylere niyetlensemde ßirilerini hayatıma sokmak istesemde, ßenim hayatımda olmak isteyenlere yakınlaşıp insanları tanımaya çalışsamda; Yaşadığım tek şey Sen'den 1 adım öteye gitmekti.. Her gece yastığa başımı koyduğumda düşündüğüm tek şey var.. ama yanlışlar, hatalar, insanlar hep etrafımdaydı benim.. yaratılışımdan dolayı hayatımda varolanlar yıkmıştı aslında beni.. Toparlayıp insanların karşısında dik durdum hep.. kimin neye ihtiyacı varsa onu yaptım.. Bu gün yaşadığım semtte tek bir kişi çıkıp ahmet bana yanlış yaptı diyemez.. Herkesin gerceklerini gösterdim.. büyüdüm ben.. ama hala çok küçüğüm.. Neden biliyormusun ?? hep başkalarını önemseyip başkalarının düşünceleriyle hareket ettiğim için.. ama gerçek tektir Sen'in doğrunla karşındakinin doğrusu farklı olabilir.. ama tektir.. ßilmeni istediğim tek şey var.. Sana tek 1 kez sarıldım ben.. tek 1 kez öptüm.. tek 1 gün.. niyetim asla kötü olmadı ne yaşadıysam içimden geldiği için yaşadım.. fazlasında gözüm olmadı çünkü ßildim ki ''O'' ßenimdi.. ama öyle değilmiş hayat Sen'i savurur uzaklaştırır koşup yakalayacağın zaman sonsuz uçurumlar açarmış.. ßildiğim; Hissettiğim; Yaşadığımdın Sen ßenim.. ve ßen Her gün ßir ßaşkasının yatağında yatacakta olsam bile ßeni tanıyan her insana söylediğim şeyi söylüyorum.. ßekarım ßen.. ve parmağımdaki Yüzük ßen öLene kadar çıkmayacak.. ßen Sen'i bu gün tanıdığım 10. yılda diyorum ki..
    Sen'i Seviyorum
    Sadece 2 kelime.. ßunu söylemek çok basit.. Ama bunu o kadar şeyden sonra hala damarlarından kalbinden gelerek söylüyorsan hayatın boyunca hic yanyana gelmesende ''ADAM''sındır. ßu 2 kelimeyi ßeni tanıyıp duymayan insan kalmamıştır artık.. Etrafımda gördüğüm insanlar anlattığım paylaştığım insanlar bana öyle şeyler söylüyorki onlar konustukça Sen'in normal insanlardan daha şanslı olduğunu anlıyorum.. çünkü dışardaki hayatın Temeli Sadece ''SEKS'' ALLAH gerçek olanı yaşatır inşallah.. Bu sayılı zamanımız kalmış gezegende olmasa da..
  • Ahmet Bulut


    çıkıyorum ßen şimdi.. ßelki konuşamayız artık.. ßelki gerçekten bir daha konuşamayız.. ama bilmeni istiyorum ben.
    Sen'i Seviyorum.. bunu yapmaktan başka birşey gelmiyor ßenim elimden.. ne kadar acı.. ßana neden hep ağladığımı soranlara anlatıyorum artık.. evlat acısı gibisin..
  • 03/11/2013 17:37
    Mutlu Alev Ateş


    Ahmet seni tanidigim 10 yil once varolan bütün zamanları senin için kullanmak istemistim; seni düşünmek, senin içinde nefes almak için. Olmadi. . Derler ki ask ; birine seni yok etme gucunu verip , o gucü kullanmaması icin ona güvenmektir. Ben buna ilk ve tek sende cesaret edebildim. Yok olmadim mi? Oldum ama bende pisman degilim. Nefret etmedim mi evet ettim. Cok kizdim,kufrettim. Hergun seninle sen yokken kavga ettim. Fakat bu kavgalarin sonu hep ayni cumle ile bitti. "Degmez miydi?Degerdi" Cunku insan hayatinda sadece bir kisiyi kosulsuz seviyor ve sonu ne olursa olsun bunu hissetmis olmak insana, yasaminin sadece nefes almaktan ibaret olmadigini hissettiriyor.
    Yaşam rezillik Ahmet, midemi bulandiriyor; yaşamımla başa çıkacağım, insanlara dayanabileceğim konusunda bazen supheye dusuyorum , utanç duyuyorum insan irkindan ama aslinda tek dayanilmaz olan neymis biliyor musun; hissizlik. Birlikte yasayamayacagiz, yaslanmayacagiz hatta ama ben herseyi herkesi senle kiyaslayacagim bunu inkar edemem cunku bu hayatin ana dilini ben sende ogrendim, bu hayati okumayi ilk senle söktüm. Sen benim icin sevgiliden cok, ask denen seyi tanimam icin hayatimin bir kosesine ilistirilmis baska bir hayattin..O klasik ask tanimlamalarindaki (Kiskanmalar, kaprisler, tripler ve bol bol ayrilip barismalar) , bu masum hisleri tek sende yasadim. Biz cok sevdik. Ben deli gibi asiktim sende oyle bundan hic suphem olmadi. Fakat biliyorsun; cok sevip cok sevilsende eger askini gonlunce yasayamiyor. birseyler eksik kaliyorsa zamanla için yoruluyor, sen tukenirken sevginde zamana yenik düşüyor. beni cok uzup cok incitmis de olsan, icimde zamana yenik dusmenin acisiyla sana cok agir sozler sarfetmis de olsam, defalarca "cok pismanim" demis dahi olsam, hic pisman olmadim. Kapinin onune geldigin sana dokundugum o ilk ve tek andaki (korku,heyecan,ozlem,ask) hissedilenleri insan kac kere yasar ki hayatinda. . Hele de soz konusu olan kisi bensem. Sevgilim oldu yalanim yok ama ne ben kimseye "Omrum" diyebildim nede bidaha biri bana "Biricik" dedi.
    Ahmet yerin ustundeki cesetler altindakilerden daha fazla. Bende buna dahilim. Yaşamaktan değil, yaşayamamaktan yoruluyorum. Esasen bizim ozetimiz de bu; biz birbirimizi yasayamamaktan yorulduk, birbirimizden degil. Her guclugun ustesinden geliriz dedigimiz hersey uzerime çullandi.
    Diyecegim o ki sen benim tutundugum daldin, bigun o dal kirildi ben dustum ve elimde kalan yapraklarin ölene kadar emanetindir. İnsallah hüsran denilen duygu sadece bu dunyaya aittir ki, oteki dunyada bi sansimiz olsun. Cunku boylesi bi son bize reva degildi, ahiretimiz belki deva olur.
  • 3 Kasım 2013
  • 03/11/2013 13:59
    Ahmet Bulut


    ''Cunku boylesi bi son bize reva degildi'' Sence ßunu değiştirmek için yapabileceğimiz hiç ßir şey yokmu ?
  • 03/11/2013 14:03
    Mutlu Alev Ateş


    Bu sorunun cevabini vermeden once uzun uzun sebepler gostermek isterdim ama benim buna bile gucum kalmamis. Maalesef yok Ahmet.
  • 03/11/2013 14:38
    Ahmet Bulut


    Peki.. Ben Sen'inle gerçekten evlenmek istiyorum.. aynı evde yaşamayalım Sen yine ailenle kal.. ßuna imkan yokmu yani simdi ?
  • 03/11/2013 14:50




    Mutlu Alev Ateş
    Ahlaksiz desem degil, romantik desem hic degil. Nasil bir teklif bu anlamadim ama ne olursa olsun cevap da sonuc da degismez. sirf kagitta es gozukmek icin olacak seyler degil cunku. Beni taniyan biri olarak bu soruyu bana sormamis ol . Bu hayat da yasamin son bulmamisken,nefes aliyorken, ve daha iyisi icin imkanin varken yaşa Ahmet. Ben sana hellallik veriyorum. Evlen, baba ol. Yasa bunlari.
  • Ahmet Bulut


    Böyle yapman ne Sen'i nede ßen'i mutlu ediyor.. ßen Sen'inle evleneceğim gün öleceğimi biliyor olsam bile bunu istiyorum Sen'den..
    • Mutlu Alev Ateş


      Ahmet benden ne istediginin farkinda misin? Gercekten bilincli mi soruyorsun bunlari bana?
    • 03/11/2013 17:47
      Ahmet Bulut


      evet kesinlikle..Kızım seviyorum ötesi varmı ? sen nefes aldığın sürece.. hatta bir gün benimde nefesim kesildiğinde yanımda olacak insanın Sen olmasını istiyorum.. Sen'i hayatım boyunca hiç görmeyecekte olsam benim KARIM olmanı istiyorum ben..

    • Mutlu Alev Ateş


      Bu istek ve dusunceden vazgecmekten baska yol yok.

  • Ahmet Bulut


    tek bilmek istediğim ßenimle evlenmek isteyip istemediğin..
  • 03/11/2013 17:33
    Mutlu Alev Ateş


    Bu sartlarda degil
  • Ahmet Bulut


    iyi tamam üzgün değilim artık.. çünkü herşey boş benim icin. kurtarıyorum seni kendimden ben... hoşcakal..

Mutlu Alev Ateş


Ozaman hic yazmaman daha isabet olur
Hoscakal





İşte böyle... bizden beklenen son...




Yine de hiç doğmasaydı diyemiyorum..Onu affetmemin sebebi kusursuz olmayışı..Hataları var, benim de öyle. 
Bütün insanların hataları var. Bazen kendimizi ettiğimiz gibi insanları da bütün kusurlarıyla kabul etmeliyiz. 
Herkesin hayatı uzun bir yürüyüş yoluna benziyor. Bazıları düzenli taşlarla döşenmiştir. Diğerleri, yani benimki gibilerse çatlaklarla, muz kabuklarıyla ve tümseklerle doludur.Ahmet'in hayat yolu da bana benziyordu, ancak muhtemelen benimki kadar bozuk olmayacaktır..Umarım olmaz..

İyi ki Doğdun Sızı..Mutlu ol.
Ama o yara kapanmayacak, üzgünüm.  Kendimden biliyorum..