1 Haziran 2014 Pazar

Uzun uzun....

Ulannn yine 235489284 gundur yazmamisim. Ne olacak benim halim ya.. Şimdi gel onca günü en minimum şekilde özetle. Şuan nasıl üşendim anlatamam. Bi de o kadar cok sey oldu ki. Yazmaya unuttuğum şeyler olacagina eminim. Neyse uzatmadan basliyim..

Ilk olarak benim icin buruk bir mutluluk olan en yakin arkadaslarimdan Ozlem'in dugunuyle baslicam. Buruk diyorum cunku. Hiçbir yakin arkadasimin özel gununde dugununde yada anne olduklarinda yanlarinda olamadim. Ve Özlem o gun yaninda olamadigim icin en uzulduklerim arasinda.


Ama saolsunlar kuzeni Duygu halasi Canan abla kardesi Mete sanki ordaymisim gibi heran resim ekleyip beni etiketlediler. Ne kadar uzuldugumu bildikleri icin kendimi orda hissetmemi sagladilar. O kadar güzeldi ki fıstığım. Ozellikle ikinci düğününde. . Cifte düğün yapildi iki ayri şehirde. . Ilk dugunde telastan saca pek ozenilmemis ama ikinci düğünün son telas olmasi rahatligiyla daha bir güzeldi. . Insallah hep ayni cosku ve mutlulukla geçer hayatı. .



Metemin ablasının beline kurşak bağlayıp sarılışı beni çok etkiledi..













Ama hayatta hep guzel gunler olmuyor maalesef. . ATES sulalesi olarak sıkıntılı günler de gecirdik. Amcamin ölümünden sonra baska bir amcamin oglu Birkan abimde vefat  etti.. Genc ölümler olunca insan daha bir etkileniyor. Henuz bekar ve gencecikti.. Herkes  toplanip Hatay'a gitti vs.. Onun uzerine yine memlekette ki babamin amcasi vefat etti.. Bu kez  babam rahatsiz oldugu icin abim gitti Kars' a amcamla birlikte.. Kisaca bi ay icinde uc cenaze uc ayri ilde uc can kaybi.. ne oluyoruz dedirtti hepimize.. Hepsinin mekani cennet olsun.. Ölüm ölen icin belki bir kurtuluş ama geride kalan icin cok zor.


Sonra neler oldu.. Gunler yine arkadaslarla, kuzenim Gulperi ile, eve gelip giden misafirlerle gecti..

Onlari da kisaca ozetliyim. Çocukluk arkadasim Cevriye geldi bigun, "arkadasin Hakan'i kuzenim Cansuyla tanistiralim. Belki güzel şeyler olur" dedi. Iyi dedim deneyelim. Cansu'ya bahsettik Hakana'a da sadece "gel oturalim" dedik geldi. Tanistirdik sohbet muhabbet cok keyifli geçti. Iyi de anlastilar. Biz cevisle havalarda ucuyoruz falan amacimiza ulaştık diye:) Bunlar 1-2 defa da dışarda bulusmuslar. Gelen haberler de gayet olumlu. Hatta bigün ceviş yakinda evleneceği icin "evlenmeden bi toplanıp sabahlayalim hep beraber" dedi. Cansu, Hakan, Cevriye fln sabahladik. 
Gecenin 3'unde bunlar cikti kokrec alip geldiler fln.. Film izledik . Cansuyla Hakan film izlerken yanyana uyuya kaldilar. Biz de pislik olsun diye resimlerini çekip ertesi gun bol bol alay ettik:)) Gel gelelim Hakan saftirigi ilk gunden herseyini guvenip anlatmaya basladi. Bu iyi bişey ama bu sefer yaptığı makaralar bile ciddiye alindi. Kiz kendini geri cekti ve baslamadan bitti:))) Bu saf cocuk da suprizler yaptigiyla kaldi. Neyse yasanmasi gerekiyormus..Hayırlısı değilmiş dedik kapattik konuyu..Kimbilir bu son daha hayırlı baslangiclara neden olur.. Öyle de olacak sanirim:) 
Gecen gun rapor almak icin hastaneye gittim..Benle Hakan ile Gül'üm de geldi saolsunlar. O kadar rezillik çektik ki anlatamam ya.. Ordan oraya gönderdiler. Beni hastaneye getiren ambulans beklemedi. Geri donerken 45 dk ambulans bekledik. Normalde bir saatte eve donecekken 5 saat hastanede kaldik. Acıktık yorulduk. Hakanin hastane görevlileri ile kavgalari.. Doktorun odasına girince Gül ile benim gülme krizimiz.. İyice sinirler bozuldu. Doktor çok kıl biseydi ya.. Bir insanin hiç mi yüzü gülmez? Tipi, tarzi on numara, yakisikli ama havasi onu itici kılıyor. Sanirsin uluslararasi Doçentlik egitimi almis. Bildiğin asistan neyin tribi bu.:))
Gül de, doktor benim hareket kabiliyetimi ölçmek icin ayaklarimi falan oynatinca krize girdi. Gulme diyorum o güldükce benim de gulesim geliyor. Adam tam karsimda napacagimi bilemedim:) Birde Gül'e "Bu kız" diye hitap etmez mi?! Ulan ayı doktor olmussun , insanlara nasıl hitap edeceğini herkesten iyi bilmen lazim. "Bu kız" ne demek! ? Kisacasi kıl bi herifle muhattap olduk sonra isleri halledip acile ambulans beklemeye indik. Bi insan acilde selfie resim ceker mi? Biz cektik oldu.. Napalim 45 dk ambulans beklersen orda mangal partisi bile yapabilirsin:)
Neyse ki ambulans geldi eve ciktik. Haydaa bu sefer oksijen makinam bozuldu evi aldi bir telas, her kafadan bir ses çıkıyor. Saatlerdir oksijen almıyorum. Makinadan falza ayrı kalinca bas agrim fena oldu. En sonunda Hakan internetten tamiri yapılan bir Medical buldu.. Babamla gidip biraktilar tamire..Bana da tamir olana kadar ödünç bir makina getirdiler. Rahat bir nefes aldik..
Ondan sonracima gelelim asıl konuya:) Yine konumuz Hakan ve yine çöpçatanlık:)) Ama bi farkla bu sefer Gül 'ün dayı kizi Ilknurla bas goz etme çabalarına girdik:) Gül ile birseyler yedikten sonra ilknur geldi. Ilk basta bi cekimserlik oldu sonra sise cevirmece falan oynadik kahve içip muhabbet ettikce acildilar.. Güzel bir ortam oldu. Bu olayla ilgili geçen tek tatsız olay.. Gecen gun Gül telefonda bu duurmdan kardeşi Beyza'ya bahsederken kapinin arkasindan amcam herseyi duymus. Bizim ayarlama cabalarimizi Gül'ün daha bir cok özel seylerini, herbiseye kulak misafiri olmus amcabey:) Şimdi gülüyorum ama ilk duyduğumda soğuk soğuk terler döktüm. Hele ki Ertesi gun amcam bize geldiğinde kalbim agzimda attı birsey diyecek diye fakat korktugum basima gelmedi. Konu hic acilmadi. Öpücük falan atti bana da derin bir nefes aldim. Ama şaşırmadim desem yalan olur. Daha agir bir tepki bekliyorduk. Insallah acısı sonradan cikmaz.
Bu arada ben olanlari siralamaya göre anlatmiyorum. Spontan gidiyorum anlik aklıma hangisi gelirse:)..
Aralarda cocukluk arkadaslarimin ziyareti oldu mesela 20 yillik arkadasim Pelin ile oğlu Poyraz geldi. Cocuk uc yaşına basti ilk kez gordum..Çok tatli ya masallah..
Iki gun oncede yine cocukluk arkadasim Eray ile karısı oglu geldi. Onlarla da güzel vakit gecirdim..Eray zaten fırlama bir tip.. Onun oldugu ortamda eglenmemek imkansiz..
Veee. Aylardır bekledigim Ece beren:) Sevgi teyzeye "artik getir cok özledim" dedim oda saolsun yengemi Gül'ü alip geldi. . Acaip mutlu oldum. Ece'yi izlemek o kadar keyifli ki.. Hep gülüyor. Insanin ici açılıyor. .Allah'im hep yüzünü güldürsün..


Cevriye,Hakan ve Cansuyla sabahladığımız gece..











                               Cevrişle nişanlısı Furkan..





                                                 Gül'ümlü Günler..







                               Eray ve Ailesi...










 Pelinimle oğlu..













Ecrin'imli Gün:))











Hakan ve Gül'ümle hastane Selfie'miz:))







İlknur Hakan Buluşması  Akşamı






Abimle Yeşonun papağanı Bobbo'nun Ziyareti:))






Abimin Kars Ziyaretinde ki köyümüzden görüntüler..Çok özlemişim..









Ve Abim'in gizli kalmış maşa yeteneği :))







Ayy.. Anlat anlat bitmiyor. Heralde sürekli evde oturarak bu kadar anlatacak cok şeyi olan nadir kisilerdenim. Neyse gelelim, Sağlık Bakanligi'na yaptığım atara:))

Aylar once bir sağlık sitesinde oksijen makinasindan kurtulmak icin bir ameliyat varoldugunu, bunu da sadece Izmir 9 Eylül Uni. Hastanesinde bi Docentin yaptığını okudum. Hastaneye arkadaşım yoluyla raporlarımi falan yolladim yazin ama ne Dr'a ulasabildim ne de yol kataedebildim. Kendi Dr'umda Sağlık Bakanlığı'na mail atıp Izmir'deki doktora ulasmak icin yardim istememi söyledi. Bende mail attim.
Gelen cevap; 
Biz üniversite hastanelerine müdahale edemiyoruz. Acil şifalar dileriz.

Sinir oldum. O hirsla cevap yazdim;


Saglik konusunda Sağlık Bakanlığı müdahale edemiyorsa kim ediyor? Devlet Su İşleri mi yoksa Tarım Bakanlığı'mi" yazdım yolladim. Eğer yazmasaydim icim icimi yerdi. Böyle saçma şey mi olur. Salliyorsunuz bari destekli sallayin da inanalim. Birde demezler mi, "hassasiyetinizi anlıyoruz ama işleyiş değişti" Bok herifler. Yine sinirlendim. Sonra bir kac yere daha başvurdum tek olumlu yanıt, bir ayağı protezli olan milletvekili Şafak Pavey'in sekreterinden geldi. Doktora ulasmislar numaramı vermişler. Doktorun sekreteri de annemi aradi. "Dr kizinizi görmek istiyor" dedi. Annem de pat diye "Kizim solunum cihazina bagli, kesin birsey yoksa getirmeyelim..Zor oluyor" dedi. Kadinda "bu konuyu Dr Bey ile goruseyim" dedi kapadi. Nasıl sinirlendim, elimdeki şansi kaybettigimi dusundum. Günlerce düşün düşün kendi kendimi yedim, tabi annemle kavgalarimizda dahil. Neyse ki sekreter bidaha aradi. Elimizdeki raporları mailine gondermemizi, Dr'un incelemek istediğini söyledi. Ben yine havalara uctum. Hemen gonderdik. Maile beni takip eden Nilüfer dr'umun no.sunu da ekledik, hakkimda daha detaylı bilgi alabilmeleri icin. Saolsun dr'un kendisi bizzat dr'umu aramis.. Konusmuslar epey. Gönderdiğimiz raporlar da bir kac eksik olduğunu. Çapa tip fakultesinde güvendiği bir kac dr olduğunu onlardan randevu alip birkac test yaptirmam gerektigini, sonuçlara göre ameliyat edip edemeyecegini belirtmis. Kisacasi aylardır beklediğim kademeye geldim. Ama... Amasi cok can sıkıcı. 

Günlerdir ev ortamimiz o kadar gergin ki.. Makinamin bozulmasi, tek bir rapor icin hastanelerde surunmek vs hepimizin sinirlerini bozdu. Bir de buna babamin ve annemin ameliyata olan ilgisizlikleri beni cok üzdü. Tek heyecanlanan tek heveslenen benim. Konu açılır acilmaz suratlari düşüyor. Halbuki bu ameliyatı en cok onların istemesi lazim, çünkü eğer makinadan kurtulursam hepimizin hayatı büyük ölçüde kolaylasacak. 
Ilk kriz annemdendi, şimdilerde o biraz daha sıcak bakmaya basladi ama babam hala soğuk. En son dün cok ağır tartıştık. Söyledikleri o kadar gecersiz ki.. Dr'un yalancı olmadığı ne malummus. Ya daha kötü olursammis. Baslarina yaz günü is acmisim. Durmusum durmusum Çınarcık'a giderken oyaliyormusum. Ne gerek varmis. Tehlikeliymis..Masada kalirmisim. Tabi anneannem de babami fisekledi. Halime sukredip oturucakmisim. Daha kotusu olabilirmis.. Kendimi sıktım sıktım sustum. Agladigimi gormesinler diye yattım. Aglayarak uyuyakalmisim. Ama kalktigim da dayanamadim. Babam "sinirinden uyudun biliyorum. Herşeyi sen biliyorsun biz cahiliz dimi, sanki cok merakliyiz biz senin eziyetini cekmeye, iyiles bizde isteriz ama guvenmiyorum adama" diye laf soktu. Bende patladim.
O kadar doluydum ki. Gunlerdir o kadar ustume gelindi ki.. Ben zaten böyle yaşamak istemiyorum ki..Hayat gittikçe daha zorlaşıyor. Annem babam yaşlanıyor. Hergün başka bir hastalıkları çıkıyor. Ben onlara yardim edecekken onlardan bişeyler istemek artik daha cok dokunmaya basladi. Çünkü aci çekerek bakıyorlar. En basiti, uyuştugum zaman beni çevirirken bile ağrı sizi icinde yapıyorlar. Ben onlarin iskence ceker gibi bana bakmalarina dayanamıyorum. Ne dense batar oldu artik. Elimden baska bisey gelse susadigimda dahi su istemem. Oyle icim acıyor. Tamam bu ameliyat beni ayağa kaldirmayacak ama nerdeyse yuzde elli zorluk kalkacak hayatimizdan.. "Riskli masada kalırsın" diyorlar. Ben zaten eğer bu makinasiz yasayamayacaksam, ameliyat beklediğim sonucu vermeyecekse o masadan kalkmak istemiyorum ki. Bunu cok yürekten söylüyorum. Farkındayım benden kötüler var. Bitkisel hayatta olanlar var ama birseylerin farkında olarak, izleyerek yasamak cok zor. Hep sukrettim ama biliyorum ki bunlar iyi gunlerim. Eger bu makinadan cikmazsam daha zor, daha çekilmez, daha ağır günler yasicaz. Ölüm zaten var. Kendime en cok da aileme eziyet cektirerek yasamaktansa ölmek; güzel bi rüya gibi.. ve ben bu riske her türlü girmek istiyorum. Eger denemezsem içimde hep uhte kalacak. Yarim kalacagim hep. O yuzden karsima cikan bu şansı sonu ne olursa olsun degerlendirmek istiyorum. Tek dilegim iki secenekten biri olmasi..Ya makinadan temelli kurtulur,eski hayatima dönerim yada ölürüm. . Üçüncü bi ihtimal yani suandan daha kotu bir duruma maruz kalmiyim de ölüm dediğin o kadar da kötü birsey degil..
Neyse iste ben kısaca bunlari söyledim onlara. . Tabi beni nankörlükle, şükretmemekle suçladilar. Daha beter olursan dediler. Bende dayanamayıp "Allah benim belami zaten size muhtaç ederek vermiş" dedim. Dedigim anda pisman oldum.Babamin yüzü değişti. Cok kotu oldu. Terler döktü. Cok uzuldum. Dememem lazımdı ama agzimdan çıktı bi kere..Anlayacagin kirici, uzgun, gergin, yıpranmış günler geçirdik. Bundan sonra ne olacak bilmiyorum. Sadece hayırlısı diyorum. 
Bunlar dişinda olan biten bişey yok pek.. Stresten kendimi netten alışverişe verdim. Birseyler aldim. Gelip gidenle oyalandim. Bugun Pazar..Yarindan sonra randevu alip testlere baslanacak. Bakalım beni neler bekliyor. .




Bak tam unutuyordum. Geçen gun yine Ahmet yazdi. Epey konuştuk. Gerçi hep aynı muhabbetler. Ben normal eski bir tanıdık edasıyla sadece hoş beş hatır sorma yoluna gittikçe o özel konulara girdi. Bensiz olamadigindan, kimseye yaklasamadigindan, beni hala deli gibi sevdiginden bahsetti. Hayatımda ki tüm zorluklara rağmen evlenmek istediğini. Ailem resmi nikah izin vermese bile imam nikahı yapmak istedigini, Allah katinda kari koca olarak ölmek istediğini söyleyip durdu. Evet bende ondan sonra onun gibi kimseyi sevmedim ama artik onuda eskisi gibi sevemeyecegime eminim. Bunu anlatmaya çalıştım. Imam nikahinin o kadar basite almamasi gerektigini başkasıyla evlenip normal bir iliski yasamasini soyledim. Tabi yine kavga gürültü ve yine hakaretler... Bu çocuk hiç buyumeyecek artik eminim.. Ama nedense..Bazen eksiklik hissi çok somut oluyor. Ne eksik bilemiyorsun ama o boşluğu tutsan tutulur, öyle bi somut. Bi şey eksik. Bu hayatta kocaman bi eksik var Allah'ım, duyuyor musun? 



Duy, nolur.




13 Nisan 2014 Pazar

Offf ! Puf ! Ay'ları..

Bu ara cok canim sıkılıyor be.. Öyle böyle degil ama cok başarılı sıkılıyor. Gogsumun tam ortasina bi angus oturmus sanki.. Dikkatini cekerim dana degil (!) angus.. ithal takılıyorum:))
Bu ara ev durumlari yogun geçti.. Aslinda fena da degildi.. En son secime bi kac gun kala buralardaydim . Maalesef secim bomboktu.. Hatta ulke tarihinin en vasat secim sureci.. Süreci diyorum cunku aradan iki hafta gecti hala kimin kazandigi kesinlesmeyen ve yuksek kuruldan sonuc bekleyen iller var.. Rezilligin bini bin para. . Sahte oylar cikti, Chp nin oylari yakildi. bi ilde nerdeyse elli kere bastan oy sayildi vs vs...Ama tabi sampiyon belli.. Akp hukumeti.. Akp diyince sinirlerim kolbasti yapiyor hic uzatmicam bu konuyu. . Secim gunu hakan geldi onunla takip ettik ve kufurlerimizi evrene ilettik . Bizim elimizden gelende bu..



Sonracima, o hafta oyle gecti gitti derken.. haftasonu Cuma'dan tum buyukler Çınarcığa gitti..Amcam, yengem, babam, annem, Yesim cumbur cemaat anlayacağın. . Ben her zamanki gibi amca kizi Nurgül ablamla kaldim.. laf aramizda kizkiza evde tek oldugumuz günlere bayılıyorum:)) Neyse aksam 21.00 gibi Nurgül ablamin kardesi öteki kuzen Nuray, eşi ve kizi Ecrin geldi.. Kuzenim Ozan'da bizdeydi o ara.. Pc 'im bozuldu diye yapmaya gelmisti saolsun.. sohbet muhabbet falan derken gece oldu.. Herkes evine gitti.. Bizde Nurgul ablamla sabah ezanına kadar Pc'de Pet saga diye bi oynayip, dedikodu yaptık:)))












Ertesi gun; geceden biz yalniziz diye abim bizde kalmisti.. sabah o uyandirdi bizi "hadi kalkin aciktim" diye:) Nurgul ablam hazirladi bişeyler yedik..Tam toparlanirken yine Nurayla Ecrin geldi. Süpriz yapmislar.. Nuray kuafor oldugu icin yine kaş-biyik operasyonlarina girdik.. Ecrinin annesine yardim çabaları bizi bitirdi. Cadi cok zilli ya, masallah cok da zeki.. Yine sohbet fln derken gittiler onlar.. Ardından Gülperimm geldi. . Yemek hazirladik yedik. Yine yeteneklerini döktürdü gülüm. Masama ojeden cizgi film karakterleri cizdi..Çok cici oldu:)) Öylece bitti o gun.. 













Sabah Gül erkenden cikmis, ben uyandigimda yoktu. Nurgul ablamla yine kahvaltı fasli derken, babam geldi.. Annemle amcamlarin Çınarcık da isi uzayinca babam önden gelmis.. Nurgul ablam evine gitti.. Babam da uyudu..Ben tek takildim Gül gelene kadar. Gul gelince yemek fln yedik.. Yine cizimler yaptik..Gece yarisi döndü annemler..Amcamlar Gül'ü de alıp evlerine gittiler, biz uyuduk ve haftasonu bitti....


                                                    Karakterlerimizi isimlendirdik :))




                                                         Masama renk geldi:)







Buraya kadar sıkıntı yok..Hatta eğlenceli gecti denebilir. Ama son bi haftadir bi can sıkıntısı var. Bahardan sanirim.. Guzel havalarda evde olmak, disariyi camdan seyretmek psikolojimi kötü etkiliyor. . Evde olan biri icin kış mevsimi daha faydali ruh'a... Havalar guzellesince hayattan beklenti yükseliyor. Değişik şeyler olsun istiyorsun olmuyor. . Dolayısıyla bütün ruh hali çöküyor. . 






Aslinda degisik şeylerde olmuyor degil.. Benim icin olmasa da amcam icin.. Bugun amcama kiz istemeye gitti bizimkiler.. Amcam 50 yaşına yaklaştı hala bekar.. Onun evliligi mucize gibi bisey derdik.. Sanirim hayırlısıyla gerceklesecek.. Çok hevesli ve heyecanliydi..Umarim gönlünce olur hersey bundan sonra....




Unuttugum bisey var mi diye düşünüyorum
Ha! Dün  nerdeyse 10 yıldır görmediğim halamın kızı Arzu abla geldi..Biraz kilo alması dışında hiç değişmemiş.. Hasret giderdik, iyi oldu...





İşte cancağzım böyleyken böyle. Biran an evvel haziran gelsin ve kendimi Çinarciga atim diyorum. Degisiklik iyi gelir diye bi umudum var..Tedbil-i mekanda ferahlik var derler..Umarım Atalarımız haklıdır.. Bakalim bu yaz beni, bizi neler bekliyor.. Geçen yaz arizasiz geçti, şükür hastaneye yatmadim..Disari cikip gezebildim..İnşallah bu yaz geçen yazi aratmaz...Tek istedigim bu, fazla beklentim yok.. Çunku biliyorum ne kadar cok beklenti, o kadar buyuk hayal kirikligi... Aslina bakarsan yalan bu..İnsan korksada beklenti icine girmekten, yinede bekliyor be.. Bende bekliyorum. .Guzel bişeyler olsun.. Bana bu hayati eglenceli, yasanilir kilan.. Sabah kalkmak icin heyecanlanacagim bi neden olsun istiyorum. . Bunun illa bi ask, gönül isi olmasi gerekmiyor. Herhangi bişey. . Bir amac.. 
Mutluymus gibi rol yapmadigim, sahiden mutlu olduğum bisey... Olamaz mi? "Olabilir" diyemiyorum. .Sadece istiyorum..